KÜLTÜR VE TURİZM

 

Birçok medeniyetin izlerini taşıyan Elazığ, tarihî, kültürel ve doğal güzellikleri, inanç turizmi için önemli türbeleri, tarihî Harput şehri, Arkeoloji ve Etnografya Müzesi, Hazar Gölü, Keban ve Karakaya Barajı, dünyada benzerine az rastlanan Buzluk Mağarası, Golan Kaplıcası, Hazarbaba Kayak Merkezi gibi birçok turizm değerine sahiptir.

3 tarafı sularla çevrili olan Elazığ, bir yarımada görünümünde olmasının yanı sıra sahip olduğu tabii, tarihi ve kültürel turizm değerleriyle misafirlerine eşsiz fırsatlar sunarken turizm alanındaki yatırımcılara da benzersiz yatırım imkânları sunuyor.

Elazığ’ı 2013 yılında 2631 yabancı turist, 98275 yerli turist ziyaret etmiştir.

Elazığ ili özellikle M.Ö. 900’lü yıllara uzanan Harput Kalesi ve şehri ile bölgenin önemli tarihi merkezlerindendir. Aynı zamanda ilde bulunan tabiat güzellikleri, ilin turizm potansiyelini artırmaktadır. İlde önemli turistik yerler aşağıda verilmiştir:

Harput Kalesi(Süt Kalesi): Yapımı sırasında kuraklık nedeniyle su bulunamadığı için harcında süt ve yumurta akı kullanıldığı rivayet edilir. Urartular döneminde yapıldığı sanılan kale Elazığ ovasına hâkim duruşuyla oldukça heybetli bir görüntüye sahiptir. Etrafında birçok tarihi yeri de barındırmaktadır.

Ulu Cami: Harput ve çevresinin en eski yapıtlarından olan bu cami, Artuklular tarafından 12. yüzyılda yapılmıştır. İran-Selçuklu plan ve formu Anadolu özellikleriyle kaynaştırılmış yapı iki kapılı ve motiflerle önemli bir eserdir. Minaresindeki şerefesine kadar olan eğrilik günümüze kadar taşınmıştır.

Buzluk Mağarası: Harput kalesinin kuzeydoğusunda bulunan mağara, jeomorfolojik yapısı nedeniyle yaz aylarında sarkıt ve dikitler halinde buz tabakaları, kış aylarında tam tersine sıcak bir iç ortam oluşturmaktadır.

Meryem Ana Kilisesi: Harput kalesinin yamacında bulunan kilise en eski Süryani kiliselerinden biridir. Bir duvarı kayalardan oluşmakta ve kilise içinde kaleye giden yollar bulunmaktadır.

Arap Baba Türbesi: İçinde Arap Baba ismiyle meşhur olan zatın günümüze kadar çürümeden kalan cansız bedeninin bulunduğu, halk arasında çeşitli rivayetlerin anlatıldığı türbe ve mescit, Selçuklu hükümdarı III. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından yaptırılmıştır. İçinde Selçuklu mimarisinin birçok öğesini barındırmaktadır.

DOĞA HARİKASI HAZAR

Hazar Baba Kayak Merkezi: Sivrice ilçesindeki Hazar Baba dağında bulunan kayak merkezi 19 teleski ve yeme-içme imkânlarının olduğu bir kayak merkezi ve bir kafeteryaya sahiptir. Ayrıca pist Hazar gölü ve Keban baraj gölü manzarasıyla diğer kayak merkezlerinden ayrı bir seyir zevkine sahiptir.

Hazar Gölü: İçerisinde ve havzasında birçok endemik bitki ve canlıyı barındıran, sulak alan olarak tescillenmiş olan doğal bir göldür. Birçok plaj ve dinlenme alanları olan ve çevresinde birçok kamu ve özel kurumların dinlenme ve eğitim tesislerinin yer aldığı 22 km uzunluğundaki göl adeta bir tatil yöresi görünümündedir. İçerisinde sit alanı olarak tescillenmiş olan batık kent’in varlığı dalış sporu için bulunmaz bir fırsattır. Su sporlarının her türlüsünü yapma imkanı sunan gölde her yıl “Hazar Su Sporları Şenlikleri” düzenlenmekte olup,  “2011 Dünya Offshore 225 Şampiyonası” Hazar Gölü’nde gerçekleşecektir. Ayrıca her yıl düzenlenen “Uluslar arası Hazar Şiir Akşamları” Edebiyat dünyasının vazgeçilmez etkinliklerinden biridir. Turizm alanı olarak hemen yanı başında bulunan Hazar Baba Kayak merkezi ile beraber düşünülebilecek yeni yatırımlara açıktır.

Keban Barajı: Türkiye’nin en büyük yapay gölü olan Keban barajında elektrik üretiminin yanı sıra balık üretim çiftlikleri vardır. Alabalık üretiminde ilk sıralara tırmanan Elazığ için Keban Barajı balıkçılık alanında yapılacak yatırımlar için çok cazip bir bölgedir. Aynı zamanda civarda eşsiz manzaralı tesislerde balık yemek son yıllarda özellikle yerli turistlerin ilgisini çekmektedir.

Kaplıca Turizmi: Elazığ’ın Karakoçan İlçesindeki Golan Kaplıcaları, ile Elazığ merkeze 25 km mesafedeki feribotla ulaşılan Pertek kaplıcaları il içinden ve dışından gelen konuklarını tesislerinde ağırlamaktadır.

Palu Kalesi: Evliya Çelebi’nin ifadesiyle ‘’Göğe baş uzatmış bir kale ‘’ olan Palu kalesi, birçok medeniyetin izlerini taşımaktadır. İlçemizin 1 km doğusunda yer almaktadır. Güney ve güneydoğu kısımları Murat Nehri ile kuşatılmış, kuzey ve batıda da sarp olduğu için doğal savunmaya elverişli ve ele geçirilmesi zor olan bir kale konumundadır. Hatta Evliya Çelebi, Timur’un bu kaleyi gördüğünü zapt etmeyi bile denemeden geçip gittiğini yazmaktadır.

Palu Kalesi’nde Urartu dönemine ait birçok eser günümüze kadar ulaşmıştır. Kitabe, kaya mezarları, kaya tünelleri, tapınaklar, su sarnıçları, tapınma nişleri, kaya merdivenleri ve kaya ambarları gibi yeryüzünde örneğine az rastlanan birçok yapı mevcuttur.